Çok yaramazlık yaptıklarında, bizi çok bunalttıklarında çocuklarımızı durdurabilmek için söylediğimiz sözlerin, çocuklarımız için ilerde büyük travmalara sebep olacağını biliyormuyuz? Çocukların algısı belirli bir yaşa kadar asla bizler gibi değildir. Sıfır doğan ve her şeyi yeni öğrenen bir canlı düşünün. Algısı yeni yeni oluşmaya başlamış.
Soyut kavram algısı çocuklarda ilkokula kadar yavaş gelişir, yani çocuklar soyut konuştuğunuzda bunu olması gerektiği şekilde değil, söylediğiniz şeyi kendilerince soyutlaştırarak algılarlar.
Örneğin, Siz Allah seni çarpar diyorsunuz. O kafasında onu parçalayacak bir canavar oluşturuyor. Ya da böyle yapma cehennemde yanarsın diyorsunuz, ve soyut algısı daha gelişmemiş olan çocuk, kafasında cehennemi büyük bir korku yumağına dönüştürüp, yaptığı ve yapacağı her şeyle bu korkuyu birleştiriyor.
Ölen biri için uyudu uyanmayacak diyorsunuz, çocuk o günden sonra uyanmayacağını düşünerek uyumaktan korkuyor, seni polise veririm doktora, öğretmene söylerim diyorsunuz ve bu meslekler çocukta birer korku öğesi haline geliyor.
İlkokul öncesi çocuğunuzun, sizin söylediğiniz her şeyi anlaması mümkün değildir. O sadece söylediğiniz şeyin kafasında kurduğu hayalini bilir. Deyimleri algılayamaz. En ufak bir sözünüz onu tahmin edemeyeceğiniz kadar korkutabilir. Bu korkuyu bilinçaltına atıp yıllar sonra yetişkinlikte bir fobi ya da bir ruhsal rahatsızlık olarak ortaya çıkarabilir.
Çocuklarımızla konuşurken onların soyut kavramları asla anlayamayacaklarını, sadece kafalarında bir korku filmi gibi kurgulayacaklarını düşünerek mümkün olduğunca somut cümleler kurarak konuşmalıyız. Onları sakinleştirmek için korkutmamalı, dikkatlerini dağıtarak, ilgilenerek, onlara ihtiyaçları olan vakti vererek onları sakinleştirmeliyiz. Böylece ilerde ruh sağlığı bozuk bireylere dönüşmelerini engelleyebiliriz
Uzm.klinik psikolog PELİN ÖZAYDIN