Kaygı Bozuklukları
Kaygı, kişinin tehdit veya belirsizlik karşısında yaşadığı doğal bir duygudur. Ancak kaygının yoğun, sürekli veya kontrol edilmesi güç hale gelmesi; kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini ve işlevselliğini etkilemesi durumunda bir kaygı bozukluğu söz konusu olabilir.
Uzm. Klinik Psikolog Pelin Özaydın, kaygı bozuklukları, panik bozukluk ve panik atak alanlarında yetişkin ve ergenlerle psikoterapi çalışmalarını sürdürmektedir.
Kaygı Bozukluğu Nedir?
Kaygı bozukluklarında kişinin gelecekte gerçekleşebilecek olumsuz durumlara ilişkin yoğun endişeler yaşaması, sürekli tetikte hissetmesi veya belirli durum ve düşüncelerden kaçınması görülebilir.
Kaygının nasıl ortaya çıktığı ve kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediği kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle terapi sürecinde kişinin yaşadığı belirtiler, düşünceler, davranışlar ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilir.
Kaygı Bozukluklarında Görülebilen Belirtiler
Kaygı yoğunlaştığında psikolojik ve fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlar arasında:
- Sürekli veya yoğun endişe hali
- Olumsuz bir durum yaşanacağına ilişkin düşünceler
- Huzursuzluk ve gerginlik
- Dikkatini toplamakta zorlanma
- Uyku problemleri
- Çarpıntı veya nefes alışverişinde değişiklikler
- Kaslarda gerginlik
- Kaçınma davranışları
yer alabilir.
Bu belirtilerin görülmesi tek başına bir kaygı bozukluğu tanısı anlamına gelmez. Değerlendirme, kişinin genel yaşam öyküsü ve yaşadığı güçlükler dikkate alınarak yapılır.
Kaygı Bozuklukları Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?
Yoğun kaygı; iş, eğitim, sosyal ilişkiler ve günlük sorumluluklar üzerinde etkili olabilir. Kişi bazı ortamlardan kaçınabilir, sürekli güvence arayabilir veya olası olumsuzlukları kontrol etmeye çalışabilir.
Kaygının yaşam üzerindeki etkilerini fark etmek ve kaygıyı sürdüren düşünce ve davranışları ele almak, psikoterapi sürecinin önemli parçalarından biri olabilir.
Kaygı Bozukluklarında Psikoterapi
Kaygı bozukluklarında terapi sürecinde kişinin kaygısını artıran düşünceler, kaygıyla ilişkili davranışlar ve kaçınma döngüleri ele alınabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kaygı bozukluklarında kullanılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Terapi sürecinde kişinin düşünce, duygu ve davranışları arasındaki ilişkileri fark etmesi ve kaygıyla ilişkili işlevsiz döngüler üzerinde çalışılması hedeflenebilir.
EMDR ise danışanın öyküsü, yaşadığı güçlükler ve terapi hedefleri doğrultusunda değerlendirilebilecek bir diğer terapi yaklaşımıdır. Hangi yaklaşımın kullanılacağı kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Kaygı Bozuklukları ve Panik Bozukluk
Kaygı bozuklukları farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde yoğun endişe ön plandayken, bazı kişilerde panik ataklar veya belirli durumlara yönelik yoğun korku ve kaçınma davranışları görülebilir.
Panik bozukluk da kaygı bozuklukları içerisinde değerlendirilen bir durumdur. Panik atak ve panik bozukluk hakkında daha ayrıntılı bilgi için Panik Bozukluk ve Panik Atak sayfası incelenebilir.
İstanbul Kozyatağı’nda Kaygı Bozuklukları İçin Psikoterapi
Uzm. Klinik Psikolog Pelin Özaydın, İstanbul Kozyatağı’ndaki özel kliniğinde kaygı bozuklukları, panik bozukluk ve panik atak alanlarında psikoterapi çalışmalarını sürdürmektedir.
Terapi sürecinde kişinin yaşadığı belirtiler, ihtiyaçları ve psikolojik süreçleri değerlendirilerek uygun terapi yaklaşımı planlanmaktadır.